Dünya Bankası’na Bağlı Foreign Investment Advisory Service’in (FIAS) Yabancı Yatırımlar ile ilgili Raporu

Dünya bankası, yabancı yatırımcıların yüzde 63’ünün Türkiye’ye yatırım yapmak konusundaki en büyük engel olarak yolsuzlukları gördüğünü açıkladı. Dünya Bankası kuruluşlarından Foreign Investment Advisory Service (FIAS) 10 Eylül 2001 de Ankara’da Hazine Müsteşarlığı’nda yapılan “Yatırımlarda Karşılaşılan İdari Engellerin Tespiti Projesi” değerlendirme toplantısında bir rapor sundu. Raporda yatırımcılarla yapılan görüşmelerde, yatırımcıların resmi görevlilerle aralarını iyi tutma ve süreci hızlandırma amacı ile yapılan gayri kanuni ödemeleri, yan, rüşveti, ‘hediye ve bağış’ şeklinde nitelendirmeyi tercih ettiklerinin de açık olarak tespit edildiği vurgulandı”. İş takipçilerinin ve uzmanların kullanılmasının ve bu tür ödemeleri doğrudan kamu görevlilerine yapma yerine, maaş ve ücretle “resmileştirme”nin, yatırımcılar açısında bir tampon görevi gördüğü ifade edildi.

         Raporda, yatırımcıların yüzde 55’inin kamu görevlilerine doğrudan verilen rüşvetin tipik olarak toplam gelirin yüzde 1’inin altında kaldığını iddia ettikleri, yüzde 25’inin yapılan gayri resmi ödemelerin toplam gelirin yüzde 1’i ile 25’i arasında bir oranda olduğunu belirtikleri kaydedildi.

         Yolsuzluk ve yolsuzlukla mücadele için somut adımlar atılması gerektiği vurgulanan raporda, gümrük mevzuatına riayet edilmesine zorlanması için çalışmalara yönelik etik kodların yayınlanması, usulsüzlük iddialarını soruşturacak etkin bir iç denetim birimi oluşturulması gibi öneriler yer aldı. Raporda yer alan diğer öneriler şöyle:

§        Yolsuzluk ve usulsüzlüklerin bildirileceği bir ihbar hattım kurulmalı.

§        Şeffaflığı artırmak ve mevzuatın yükümlülüklerine gönüllü olarak riayet edilmesini teşvik etmek için kamu duyarlılığını yükseltme programı uygulanmalı.

§        Gümrük ve kaçakçılık kanunlarının zorlayıcı hükümlerinde komisyoncu lisans yönetmeliklerinde gerekli değişiklikler yapılarak gümrük mevzuatı güçlendirilmeli.

§        Tüm kurumlarda kurum içi performans mekanizmaları oluşturmalı. Fikri mülkiyet haklarının korunmasıyla ilgili takip kuvvetleri oluşturulmalı ve korsan ürünlerin takibi ve yasal müeyyideleri işletilmeli

§        Taklit ürün problemlerinin çözümüne ilişkin önerileri alma için özel sektörle temasa geçilmeli.

§        Kısa bir süre için çalıştırılacak yabancı personel için çalışma izinleri sadeleştirilmeli. Gereksiz idari aşamalar kaldırılmalı.

Raporda, yatırımcıların idari yapıda yaşadıkları sorunlarda ortak temeller başlığında şu görüşlere yer verildi:

§        Türkiye karmaşık ve dolambaçlı bir bürokrasi ile tanınmaktadır. Yatırımcıların karşılaştığı sorunların çoğu bütün olarak idari sistemi içinde ortak sorundur.

§        İdari prosedürün çoğu hatalı olarak yatırımcıların aşırı kontrolü üzerinde odaklanmıştır. Egemen olan zihniyeti özel sektör yatırımcısına işinde yardımcı olmak yerine idari kontrol ve güvensizliktir.

§        Bakanlıklar arasında, içinde ve merkezi idare ile yerel idareler arasında eşgüdüm eksikliği, çoğu zaman mantıksız bir biçimde birbirleriyle aynı olan kurumsal yapılar ve resmi yetkiler, yatırımcılar arasında “kim ne yapıyor ve kim neden sorumlu?” şeklinde kafa karışıklığına yol açmaktadır.